23 Haziran 2024, Pazar

Son Güncelleme: Bugün

8 Mart 2017, Çarşamba 11:12

Ali İmren

TORBALI BASININDA DEVRİM

Merhaba değerli dostlar. Gündem yaratan gazetemizde devrim niteliğinde bir çalışmanın gururunu yaşıyorum. Torbalı Dayanışma adlı facebook grubumuzda grup üyelerine köşe yazımızda hangi konulardan bahsedelim diye sorduk. Soracağız... Bahsedilecek konuları üyeler belirledi. Belirleyecek... Ardından anket yaptık. Yapacağız... Oy çokluğu ile bu hafta köylerdeki toprak talanı konusu köşe yazımızda yerini almaya hak kazandı. Sanırım Torbalı basınında bu bir devrimdir. Devrimci bir gazetede devrimler devamlıdır. Devam edecek... Okuyucularımızı facebook’ta Torbalı Dayanışma sayfasını beğenmeye davet ediyorum. Ediyoruz... Buyurun gelin köşe yazılarımıza sizler yön verin. Bahsedilmesini istediğiniz konuları söyleyin anketimize ekleyelim ve oy çokluğunu alan konuyu köşe yazılarımızda o hafta bahsedelim. Halkın sözcüsü olan gazetemizde Torbalı halkının düşüncelerine yer veriyoruz. Torbalı dayanışma içinde olduğumuzu söylüyoruz.

KÖYLERDEKİ TOPRAK TALANI

Gazetemizde ki devrim niteliğindeki bu açıklamadan sonra köşemizde fazla bir alan kalmadı. Artık kısa ve öz toprak talanı konusunu işlemeye çalışacağız. Köylümüz başımızın tacı. Yaşadığımız bozuk düzende emeği ile anca karın tokluğuna yaşayan, yaz kış demeden yağmurda çamurda toprağı işleyen, yaşamımıza değer katan ama emeğinin ederini alamayan Köylümüz... Çocuklarına “ reçberlik bitmiş, git oğlum şehirde oku çalış kendini kurtar” demek zorunda kalan, iki yakasını bir araya getiremeyen Köylümüz... Sadece çocukları mı? Hayır kendisinin de bir topak ekmek için şehre inen, asgari ücrete tabi bulabilirse işçi olarak çalışan köylümüz... Diyeceksiniz ki toprak talanı ile ne alakası var. Var babam var. Hem de öyle çok var ki... Ürettiğiniz ürün para etmezse. Üretim yapabilmen için gerekli temel giderler gübre mazot vs. pahalı olursa. Her üründe zararına satış yapıp aracılar zengin edilirse. Kullanılan sanayi gübre yüzünden toprak verimliliğini kaybederse. Atadan dededen oğullarına, onlardan çocuklarına el değiştiren toprak her geçen el değişimin de miras gibi nedenlerle toprak dönümü azalırsa. Devlet “onu ekme bunu ek ya da şu ürünü bu kadar ekebilirsin fazlasını ekemezsin” derse. Kentsel dönüşüm deyip köyler mahalle olursa. Mahalle olan köylerde elektrik su fatura tarifeleri şehir tarifeleriyle aynı olursa. Köyler ve toprakları sanayiye imara açılırsa. Fabrikalar kurulursa. Tarlalar hobi bahçesi olursa. Köyler kafa dinleme tesisi muamelesi görüp zenginlere yazlık diye satılırsa. Topraklar küçülür yüksek değerde satılmaya elverişli hale gelirse. İşin kötü tarafı köylü yumurtasını bile bakkaldan alıyorsa köyün ve köylünün ne anlamı kalır. Köylerde ayni şehir gibi olmuş. Kahveler çakılı insan kaynıyor. Kimse üretmiyor. Üretemiyor. Bundan daha fazla toprak talanı olabilir mi?